İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği Büyükelçi Yardımcısı Gulamhüseyin Derzi, BM Güvenlik Konseyi'nin "Çatışmaların Önlenmesi ve Uyuşmazlıkların Barışçıl Yollarla Çözümü" başlıklı oturumunda konuştu.
Derzi, İran'ın tüm eylemlerinin savunma amaçlı, gerekli ve uluslararası hukuka uygun olduğunu belirterek, "İran İslam Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca halkını, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve hayati ulusal çıkarlarını korumak amacıyla meşru müdafaa hakkını kullanmayı sürdürecektir." dedi.
Çatışmaların önlenmesinin en etkili yolunun BM Şartı'nın amaç ve ilkelerine tam bağlılık olduğunu ifade eden Derzi, ülkelerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi, güç kullanımından kaçınılması ve anlaşmazlıkların uluslararası hukuk çerçevesinde diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi.
İran'ın her zaman diyalog ve diplomasiyi benimsediğini belirten Derzi, ülkesinin 2025 yılında da, ABD'nin nükleer anlaşma ve BM Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararındaki yükümlülüklerini ihlal etmesine rağmen iyi niyetle müzakerelere katıldığını ifade etti.
Derzi, diplomatik görüşmeler devam ederken ABD'nin iki ayrı dönemde yasa dışı güç kullanarak BM Şartı'nın 2. maddesinin 4. fıkrasını ihlal ettiğini ve diplomasiye zarar verdiğini belirtti.
ABD ve İsrail'in Haziran 2025'te ve yeniden Şubat 2026'dan itibaren sivilleri, sivil altyapıları ve kritik tesisleri hedef aldığını ifade eden Derzi, bu eylemlerin uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun ağır ihlali olduğunu savundu.
İran'ın buna rağmen diplomasiye bağlı kaldığını söyleyen Derzi, Pakistan'ın arabuluculuğu ve bölgesel ortakların desteğiyle 17 Haziran'da imzalanan İslamabad Mutabakatı'nın gerilimin azaltılması, egemenliğe saygı gösterilmesi ve anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi için bir çerçeve oluşturduğunu belirtti.
Derzi, İran'ın mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna karşılık ABD'nin anlaşmayı sistematik biçimde ihlal ettiğini ifade etti.
ABD'nin mutabakatın yürürlüğe girmesinin ardından İran'a yönelik askeri saldırıları sürdürdüğünü, köprüler gibi sivil altyapıları hedef aldığını, deniz ablukasını yeniden uygulamaya koyduğunu ve Hürmüz Boğazı'nda mutabakata aykırı yeni bir deniz düzeni oluşturmaya çalıştığını belirten Derzi, son günlerde ABD Başkanı Donald Trump'ın da İran'ın köprüleri ve enerji santrallerini hedef alma yönünde tehditlerde bulunduğunu söyledi.
Derzi, ABD'nin bu eylemlerinin bölgesel istikrar, seyrüsefer serbestisi ile Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini savunarak, BM Güvenlik Konseyi'ni sessiz kalmaması ve ABD'nin "saldırgan eylemlerini" durduracak adımlar atması için göreve çağırdı.
Konuşmasının sonunda Derzi, İran'ın tüm tedbirlerinin savunma amaçlı ve uluslararası hukuka uygun olduğunu yineleyerek, ülkesinin BM Şartı'nın 51. maddesi çerçevesindeki meşru müdafaa hakkını kullanmayı sürdüreceğini ifade etti.
yorumunuz